Anasayfa MANŞET

BTM Proje Koordinatörü Rıfat Bakan, yaklaşık 20 bin metrekare alan üzerine kurulacak Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin, kapasite ve teknik donanım bakımından dünyadaki ilk 5 merkez arasına gireceğini belirtti.

Dünyada yeni bir sistem olan Bilim Merkezleri’nin Türkiye’deki mimarı Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi kendi binasına geçmek için gün sayıyor. Şu anda Türkiye’de birinci, dünyada ise sayılı merkezler arasında yer alan BTM, yeni son teknoloji binası ile dünyadaki ilk 5 merkez arasına girmeye aday. BTM ve dünyadaki örnekleri ile ilgili BTM Proje Koordinatörü Rıfat Bakan ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Bilim merkezlerinin doğuşu nasıl oldu? Bize bu konuda bilgilendirir misiniz?

Dünyada bilim merkezleri ilk olarak Amerika’da şekillendi. Daha önce bilim müzeleri vardı. Buralarda nadide, ender eserler sergilenirdi. Müzeler de esas olan dokunmamaktı. Hatta fotoğraf çekmek bile yasaktı. Sonrasında bakıldı ki insanlar müzeleri gezmek istemiyor, gençler bilime merak sarmıyor. Amerika gençleri bilime nasıl çekebiliriz araştırması içine girdi ve konu ile ilgili düşünürken, dokunulabilen cihazlar fikri ortaya çıkıyor. Bunları ilk olarak müzelere koyuyorlar. İlgi çekmeye başladığını görünce Bilim merkezleri oluşturuluyor ve bunların içine konuyor. İlginin fazla olmasının ardından Türkiye’deki TÜBİTAK tarzı Ulusal Bilim Vakfı destekleniyor ve müzelerin bilim merkezine dönüşümü destekliyor. Sonrasında bu Amerikan Başkanlığına bağlanıyor.

Amerikan Merkezi Hükümeti bu işe önem vermeye başladı. Sonrasında Avrupa’ya yayıldı. Almanya’da ilk Docland Müzesi geçiş yaptı. Londra’da bu konuda başarılı oldu. Bunun handikapı müze ile birlikte gitmiyor, çünkü birbirlerinden tamamen farklı bir yapı sergiliyorlar. Müzelerde dokunmamak, bilim merkezlerinde ise dokunmak esas. Çocuklar buraya geldiğinde özgür. Dokunmayın demek yok. Atölyeler var. Çocuklar kendi düzeneklerini yapabiliyor.

Peki sizin Bilim merkezleri ile tanışma ve bunu Bursa’ya taşımanız nasıl gerçekleşti?

Ben iş için 2006 yılında gittiğim Manchester’da Museum of Science & Industry gördüm. Gidip baktığımda eski bir istasyon burayı müzeye dönüştürmüşler ve ortası da bilim merkezi. Döndüğümde Recep Altepe’ye söyledim. O da bu Türkiye’de, Bursa’da mutlaka olmalı dedi. O zaman Osmangazi Belediye başkanıydı. Ama kısmet Büyükşehir belediyesineymiş. Tabi hikaye burada bitmedi. Araştırmaya başlayınca işin çok zor olduğunu gördük. Cihazları üretecek üreticileri bulmakta çok zorlandık. Bunu bulana kadar kendimiz üretmeye başladık. Kültür A.Ş. olarak bina girişinde yaptığımız düzenekleri sergiledik. Görenlere farklı geldi. Beğenildi. Bu Türkiye Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün kulağına gitmiş. Sonrasında Bursa’ya geldi. Bursa’da kurmak istediğimiz bilim müzesini anlattık. Neler olacağını ve olması gerektiğini ve en sonunda da bunun bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini ve 81 ile yayılması gerektiğini belirttik . Bakanımız harika bir insan. Hemen Bakanlar Kurulundan karar çıktı. Hedefler açıklandı. İlk aşamada 16 büyük şehir sonrasında diğer şehirler. 2023 yılına kadar tamamlanması hedeflendi. TÜBİTAK’ın destek vermesi kararlaştırıldı. TÜBİTAK 16 büyükşehir belediye başkanını çağırdı. Onlarla toplantı yaptı. Şu anda Bursa, Kocaeli ve Konya bu konuda hızlı çalışıyor. Bursa’nın aslında TÜBİTAK’a ihtiyacı yoktu. Biz binamızı yapmaya başlamıştık. İthalatları yaptık. TÜBİTAK yine de bize 40 milyon TL ayırdı. Biz de bu para bize gelince merkezimizi büyütme kararı aldık.

BTM’deki işleyiş ile ilgili bizi bilgilendirir misiniz?

Çoğunlukla ilk ve orta dereceli okullardan gelen öğrencileri ağırlıyoruz. Bunun yanında anaokullarından gelen öğrencileri de bilimin serüvenine ortak ediyoruz. Ses, enerji, ısı, ışık, hava, elektrik, su, yenilenebilir enerji ve suyun serüveni gibi 14 farklı kategoride 150 adet deney ünitesinin bulunduğu merkezde fizik, kimya, elektronik gibi branşlarda uzman rehberlerin gözetiminde her öğrenciye deney üniteleri başında uygulama yapma olanağı sunuluyoruz. Bildiğimiz kadarıyla yapılan sadece bununla kalmıyor.

Çeşitli etkinlikleriniz de var. Bunlardan bahsedebilir miyiz?

Çocuklarımızı bilime yakınlaştırmak adına birçok etkinlik yapıyoruz. Bilim Şenliği kapsamında bilime ilgiyi artırmak ve teknolojik gelişmelerle ilgili toplumda farkındalık geliştirmek amacıyla birçok etkinlik gerçekleştiriliyor. Şenlik boyunca düzenlenen tüm etkinliklerde ziyaretçiler, gerçek hayattaki konuları açıklamak için bilim ve teknolojinin nasıl kullanılabileceğini keşfedip, bilimsel metotları günlük hayatta kullanmayı öğreniyorlar. Bilimsel araştırma yöntemleri hakkında farkındalık geliştiriyorlar. Bursa Bilim Şenliği 2013’ün ana teması ‘Geleceğin Otomobilleri olarak belirlendi. Bursa’nın otomobil üretimi konusundaki başarısının bilim ve teknoloji alanındaki başarısıyla bir araya geldiği şenlik merak uyandıracak ve keyifle takip edilecek.

BTM kendi binasına kavuşuyor. Binayı bize biraz anlatır mısınız?

Bilim ve Teknoloji Merkezi’mizin BUTTİM Fuar alanı yanındaki inşaatı hızla sürüyor. 10 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 20 bin metrekare alan üzerine kurulacak merkezimiz, tamamladığında burada 250’ye yakın deney düzeneği sergilenecek. Böylelikle hem kapasitenin hem de ziyaretçi sayısının artmasını bekliyoruz. Bu konuda bütün dünyayı taradık. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, kapasite ve teknik donanım bakımından dünyadaki ilk 5 merkez arasına girecek.

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bulunan Rotary Ortaokulunun ortağı olduğu 23 bin Euro bütçeli AB Projesi kabul edildi.

Rotary Ortaokulunun ortağı olduğu 2013 – 2015 yılları arasında gerçekleştirilecek olan Comenius çok taraflı okul ortaklığı başvurusu kabul edildi. 23 bin Euro bütçesi olan “All Different, All The Same” isimli projenin ilk toplantısı önümüzdeki Kasım ayının üçüncü haftasında İtalya’nın Roma kentinde gerçekleştirilecek. Projenin ortakları arasında Türkiye’nin yanı sıra İtalya, İngiltere, Polonya ve Yunanistan bulunuyor. Projelerinin kabul edilmesinden dolayı büyük sevinç yaşayan proje ekibi, projelerini anlatmak üzere İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar’ı makamında ziyaret etti. Öncelikle yapılacak ortak kültürel çalışmalar yoluyla benzer ve farklı yönlerin ortaya çıkarılmasının hedeflendiği projede, farklı kültür ve eğitim sistemlerini tanıyarak tecrübelerden yararlanmak amaçlanıyor. Projede ayrıca, çocuk haklarıyla ilgili çalışmalar yapılarak ortak ülkelerdeki ulusal çocuk bayramlarında ortak etkinlikler gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

AB Projeleri Önemli Bir Fırsat

Projelerinin kabulünden dolayı Rotary Ortaokulunu kutlayan İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, “AB Projeleri okullarımız için önemli bir fırsattır. Okullarımızın bu konuda daha programlı çalışmasını ve daha çok AB proje üretmesini arzu ediyorum” dedi.

0 1378

Açık Öğretim fakültesi öğrencileri kayıt işlemlerini son güne bırakınca bürolarının önünde uzun kuyruklar oluştu.

Açık Öğretim Fakültesi son başvuru gününde yüzlerce Bursalı öğrenci kuyruk çilesi çekti. Ek yerleştirme, lisans tamamlama, sınavsız ikinci üniversite ile dikey geçiş mazeretli başvurularının son günü olmasından dolayı öğrenciler sabahın erken saatlerinden itibaren Açık Öğretim büroları önünde uzun kuyruklar oluştu. Son kayıt 23 Ekim mesai saatinin bitiminde sona ererken, 24-25 Ekim’deki mazeretli kayıtları bekleyen öğrenciler kayıt olabilmek için saatlerce kuyrukta beklediler.

Özel bir dershane görevli olan Ahmet Kuyumcu, birkaç gün önce kimsenin olmadığını, öğrencilerin kayıtları son güne bırakmasından kaynaklandığını belirtirken, Açık Öğretim yetkilileri ise öğrenci sırası bitene kadar kayıt yapmaya devam etti.

0 1302

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmelerine başlanılan 2014 yılı bütçesinde eğitim ve sağlık önemli pay alacak. Eğitime 78,5 milyar lira aktarılacak

Maliye Bakanlığı tarafından taslağı hazırlanan 2014 yılı bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonu’na görüşülürken, 1 ay sürecek çalışmanın detayları ortaya çıkmaya başladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, 2014 yılı bütçesinin eğitim ve sağlık harcamalarına önemli bir artış getireceğini belirterek, “Yeni bütçede eğitime ayrılan kaynak yüzde 15,4,  artışla 55,7 liraya yükselecek. Bu rakam, yükseköğretim ve diğer projelerle birlikte 78,5 milyara ulaşacak. Sağlık harcamalarına ayrılan bütçenin de yüzde 11 oranında artırılması öngörülüyor” dedi.

Milletvekili Şahin, 2002 yılı bütçesinde eğitime sadece 11,3 milyar lira ayrıldığını hatırlatarak, eğitim bütçesinin 12 yılda 7 kat artırılarak 78,5 milyar liraya yükseltildiğini vurguladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013 yılında 47,5 milyar lira olan genel bütçesinin 2014 yılında 55,7 milyar lira olacağını kaydeden Şahin, “2014 yılında Fatih projesi için 1,4 milyar TL, ücretsiz kitap dağıtımı için 480 milyon TL, Yükseköğretim için 16,9 milyar TL aktarılacak. Ayrıca yükseköğretim ve açık öğretim programlarında harçlar kaldırılacak. Bunun için 2014 yılı bütçesinde 548 milyon TL kaynak ayrılacak, böylece yaklaşık 2,6 milyon öğrenciye de eğitim ve öğretim imkânı sağlanacak” diye konuştu.

Şahin, 2002 yılında 45 TL olan yükseköğretim bursunun 2013’te 6 kat artışla 280 TL’ye çıkartıldığını, yine 2002 yılında ilk ve ortaöğretim öğrencilerine verilen 12,6 TL bursun da 11 kat artırılarak 135,6 TL ye çıkarıldığını hatırlattı. Şahin, organize sanayi bölgelerinde iş gücü ihtiyacını karşılamak maksadıyla açılan mesleki ve teknik eğitim okullarına öğrenci başına 45 ila 55 TL arasında destek verildiğini kaydetti.

AİLE HEKİMLİĞİ’NE 4.6 MİLYAR KAYNAK

Milletvekili Şahin, Sağlık Bakanlığı bütçesinin de bir önceki yıla göre yüzde11 oranında artırılarak 75 milyar TL’ye çıkarılacağını bildirdi. Bu artışla beraber 2002 yılından bu yana kamu sağlık harcamalarına ayrılan payın 6 kat artırılmış olacağını belirten Milletvekili Şahin, “Sağlığa ayrılan kaynakla temel sağlık göstergelerinde ciddi iyileşmeler gerçekleştirildi” diye konuştu.

0 1808

Öğrencilerin kullandıkları yardımcı kitapların durumu masaya yatırılırken, bir taraf ders kitaplarının yetersiz olduğunu savunurken, Milli Eğitim Bakanlığı ders kitaplarının yeterli olduğunu kaydetti

Öğrencilerin eğitim süreçlerinde daha iyi olmaları adına kullandıkları yardımcı kitaplar son dönemde çeşitli süpakülasyonlara  neden oldu. Türkiye Gazetesi’nin duyurduğu  “yardımcı kitap vurgunu”na Milli Eğitim Bakanlığı el koydu. Bakanlık, velilere ek maddi külfet getiren yardımcı kitapların yasak olduğunu duyurdu. Fakat, bu açıklamanın ardından öğrenci ve öğretmen taraflarından konu ile ilgili çeşitli açıklamalar geldi. Açıklamalar genel anlamda ders kitaplarının yeterli olmadığı, bu yüzden de yardımcı kitapların tercih edildiği yönünde.  Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, sınav odaklı sistemin yardımcı kitaba mecbur bıraktığını söyledi. Yıldız, “Ders kitaplarının ücretsiz verilmesi çok olumlu. Ancak bu kitapların eğitim bilimlerine ve pedagojiye uygun olduğu kanaatinde değilim. Öğrencilerin sınavlarla bir yarışa sokulduğu eğitim sisteminde devletin verdiği ders kitapları yeterli gelmiyor. Biz ‘ders kitapları da sınava uygun hale getirilsin’ demiyoruz ama sistem, öğrencileri yardımcı kitaplara yönlendiriyor. Bakanlık öğretmenleri suçlamak yerine uygulamalarını sorgulamalıdır”  dedi.

Öğretmenlerin talepleri de değerlendirilmeli

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk da kitaplar hazırlanırken öğretmenlerin de taleplerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Koncuk, “Yardımcı kitaba başvurmayan öğretmen daha sonra başarısız öğretmen konumuna düşüyor. Uygulayıcı olmalarından dolayı ders kitaplarının içeriğini en iyi öğretmenler biliyor. Eğer öğretmenler ücretsiz ders kitaplarının içeriğini yeterli bulmuyor ve yardımcı kitaba öğrenci ve veliyi yönlendiriyorsa bir bildiği vardır. Bakanlık öğretmenlere yönelik bir anket çalışması yaparak problemine kaynağına ulaşabilir. Bu sayede kitaplar yeniden değerlendirilerek yardımcı kitaplara ihtiyaç kalmayacak şekilde bir düzenleme yapılabilir” diye konuştu. Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer ise daha kolay öğrenme metodları sunduğu için yardımcı ders kitaplarına yönelme yaşandığını ifade etti. Özer, “Bugüne kadar milyonlarca kitap, öğrencilere dağıtıldı ve kimi kitapların sayfasının bile açılmadan geri dönüşüme gittiği görüyoruz. Burada bir milli servetin heba olmasına Bakanlık göz yummamalı ve öğretmenlerin eksik ve yetersiz bulduğu ders kitaplarının içerikleri bir an evvel düzeltmelidir” dedi.

Ders kitapları yeterli

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da öğrencilerin yardımcı kitaplara ihtiyaç duymadan ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla derslerine hazırlanabileceklerini söyledi. Yardımcı ders kitapları konusunda uzun bir süredir velilerden ciddi manada şikâyetler aldıklarını söyleyen Bakan Avcı, “Yardımcı kitaplara ihtiyaç duyulması dağıtılmakta olan ders kitaplarının yetersizliğinden ziyade bu alanda oluşmuş olan bir piyasadan kaynaklanmaktadır. Biz şimdi öğretmenlerimiz ve ilgili bilim adamlarımızla ders kitaplarımızın yeterliliği konusunda gerekli anket-soruşturma çalışmalarını da yapıyoruz. Ama öğrencileri ve velileri ağır külfet altına sokacak çok haklı ve zorunlu bir yardımcı kitap ihtiyacı yok. Velilerimiz bu tür psikolojik baskılar karşısında lütfen duyarlı olsunlar” dedi. Öğrencilerin mevcut ders kitaplarıyla derslerine hazırlanabileceklerini ifade eden Avcı, öğretmenleri yardımcı kitap aldırmamaları konusunda Bakanlık olarak genelgeyle uyardıklarını hatırlattı.